Kastamonu, Çatalzeytin  ilçesi  Çatak (Cambaz), Celaller, Çepni, Duran, Epçeler, Fındıklı, Güneşler (Gönekler), Hacıreis, Hacıreissökü, Karacakaya,   Kavaklı, Kavakören (Mamlay), Kızılcakaya, Kuzsökü, Paşalı, Piri, Sırakonak (Somay) , Sökü, Yemişli (Fayra) ve Yunuslar köyleri ile Türkeli - Kuşçular, Sarmaşık, köyleri buluşma ve haberleşme sitesi
Bu Mesele Önemli
İstanbul Fuar Merkezinde Haziran 2018 de BAKAF Fuarı yapılacak. Sizleri Bekliyoruz
Batı Karadeniz Bölgesinde aralarında Kastamonu'nun da bulunduğu Bartın, Bolu, Çankırı, Düzce, Karabük Sinop ve Zonguldak illeri BAKAF 2018 Fuarında tanıtılacak. Bölge illerinin turizm hareketlerinin ve yatırım olanaklarının ülke gündemine taşınmas
16.12.2017 00:36
CENAZELER
DÜĞÜNLER
ÇEŞİTLİ DUYURULAR
KATEGORİLER
ÖNEMLİ KURUMLAR
HAVA DURUMU
SİTEYE DESTEK OLANLAR
Çepni köylü Fatma ÇAY ( 59 ) Karabükte vefat etti.Karabukte topraga verildi.... Sarmaşık köylü Şerife KAYA (95) İzmit Derincede vefat etti. Köyde toprağa verildi... Piri köylü Mehmet ÇELİK (69) İstanbul da vefat etti. İstanbul da toprağa verildi...
Kızılcakayalı Perihan ÇETİNKAYA Samsunlu Aziz AYDINOĞLU ile İstanbul da evleniyor.... Sökü köylü Bayram Aydın Kırklareli li Naciye ERAKTİRİN ile İstanbul da evlendi.... Sırakonak Toprakçı köylü Kemal ŞENTÜRK ile Aysel Erfelekli Aysel AKGÖZ İstanbul da evlendi....
Yaralıgöz-Esentepe-Mamatlar-Çaşur yaylasından Karacakaya kavaklı KAPAN Kavşağına ve Koru yaylası ile Patladun yaylasına kadar mevcut yolların asfalt olması için imza kampanyamız devam ediyor. sizleri de kampanyamıza davet ediyoruz.
Arakanlı Müslümanlara vefa borcumuz var. Elbette sahip çıkacağız

Ülkemizde dünyevi ve siyasi görüşleri değişik insanlarımız var. Bu normal bir durumdur. Bizim de fert olarak b değişik durumlarımız var. Dünyevi ve uhrevi tercihlerimiz var.  Bilmemiz gereken en önemli kıstas ise bu dünyadan başka bu günkü teknolojilerle gidebileceğimiz başka bir gezegene de gidebilmemiz zor. Bizim bir de inandığımız kitabımız var (Her ne kadar okumasak ta amelini yapmasak ta) Kuran-ı Kerim..Cenab-ı Allah İnsanoğlu ve insanoğlunun emrinde  diğer canlıları yaratmış. Ayrıca içimize iyilik ve kötülük huylarını aynı anda yerleştirmiş. Bir de nefsi yaratmış. Biz 15-16 yaşlarından itibaren karar verme durumuna gelmişiz.  Bizim vereceğimiz kararlarda da sevap-günah sistemi devreye girmektedir. İşte bu sebepten hem kendi çevremizde hem dünya genelinde devamlı iyilerle kötülerin mücadelesi var.  Gördüğümüz kadarıyla hep kötüler kazanmakta. İslam Dünyasının Arkasında İlahi bir güç olmasına rağmen ,bu ilahi gücün istediği kuralları hayatlarına uygulamadığımızdan dolayı  , aramızdaki manevi bağın zayıf olmasından dolayı , Kitabında yazılanların yerine nefsimize kolay gelen uygulamaları yaptığımızdan dolayı Cenab-ı Allah  (c.c.). bizim üzerimize dolaylı yoldan bu münafık ve Kafir milletlerin üzerimize gelmesine müsaade etmektedir. Ne zaman islam milletleri  bir araya gelir kitapta yazılanları uygular  o zaman bu sıkıntılar büyük ölçüde kalkar. Bu bizim şahsi düşüncemizdir.

Şöyle dünyaya uzaydan baktığımızda en çok islam dünyasında savaşların, katliamların, zulümlerin olduğunu görürüz. İslam dünyası yer altı zenginliklerinin üzerinde. Şöyle bir bakarsak  Afrikada Cezayir -Tunus-Libya-Mısır-Nijerja-Sudan-Somali-Moritanya-Nijer-Çad-Tanzanya—Asyada Suriye-Irak-Arabistan-Yemen-Katar-İran-Umman-Pakistan-Afganistan-Bangladeş-Doğu Türkistan Türki cumhuriyetler -ve en son Birmanya (Myanmar) daki arakan bölgesi. Arakanda da doğalgaz petrol ve değerli madenler var.

Katliamların bir tarafında Dini yapı diğerinde dünyevi hırslar var. İnancımıza göre bu dünya Kâfirlere gavurlara cennet Müslümanlara  ve fakir insanlara cehennemdir.

Buraya kadar genel değerlendirme yaptık.

Arakanlı Müslümanların Osmanlı’ya desteği arşiv belgelerinde

Araştırmacı yazar Arif Emre Gündüz,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Balkan Savaşlarında Arakanlı Müslümanların Osmanlı’ya yardım için seferber olduğu yönündeki açıklamalarının ardından, Osmanlı arşivlerinde söz konusu yardımlardan bahsedilen belgeye ulaştı.

  • Cropy’i Chrome, Safari, Firefox, Opera ve Yandex tarayıcıları ile kullanabilirsiniz.

Sitene Ekle

Arakanlı Müslümanların Osmanlı'ya desteği arşiv belgelerinde

AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Arakanlı Müslümanların Osmanlı’ya destek verdiğini açıklamıştı. O belge arşivden çıktı. Araştırmacı yazar Arif Emre Gündüz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Balkan Savaşlarında Arakanlı Müslümanların Osmanlı’ya yardım için seferber olduğu yönündeki açıklamalarının ardından, Osmanlı arşivlerinde söz konusu yardımlardan bahsedilen belgeye ulaştı.

Osmanlı arşivlerinde yaptığı araştırmalarla ilgili makaleler yazan Gündüz, AA verdiği bilgide, Arakanlı Müslümanların yaşadığı zulme dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kısa süre önce, Balkanlar Savaşlarında Arakanlıların Osmanlı’ya yardım ettiğine ilişkin açıklamalarının ardından söz konusu bilgiyi arşivlerde bulmak için yoğun bir şekilde çalıştığını belirtti.

Arakanlı Müslümanların aralarında yardım toplayarak Osmanlı’ya gönderdiğine ilişkin belgeyi tespit ettiğini dile getiren Gündüz, “Osmanlı arşivinde epey bir belge vardı. Myanmar’ın adı Osmanlı’da ‘Burma’ diye geçiyor. Tespit ettiğim belge, 1913 yılındaki ve o dönemki yardımlardan bahsediyor. Belki daha fazla belge vardır ama benim tespit edebildiğim bu.” diye konuştu.

İŞTE O BELGEDE YAZANLAR 

1913’te muhtemelen Balkan Savaşlarında Osmanlı’da çok sayıda çocuğun yetim, kadının dul kalması nedeniyle Osmanlı’nın yardıma ihtiyacı olunca şu anki adıyla Myanmar olan Burma’daki Müslümanlar aralarında para topluyor.

Belgenin, 9 Haziran 1913 tarihli olduğunu ve dönemin Dışişleri Bakanı Said Halim Paşa’nın imzasını taşıdığını söyleyen Gündüz, “Belgede şunlar yazıyor; 1913’te muhtemelen Balkan Savaşlarında Osmanlı’da çok sayıda çocuğun yetim, kadının dul kalması nedeniyle Osmanlı’nın yardıma ihtiyacı olunca şu anki adıyla Myanmar olan Burma’daki Müslümanlar aralarında para topluyor” ifadelerini kullandı.

O dönemde İngiliz sömürgesi olan Hindistan’ın bir eyaleti konumundaki Burma’da tüm Müslümanların tek bir millet gibi hareket ederek belgede ismi “Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay)” olarak geçen bir topluluk oluşturduklarını bilgisini paylaşan Gündüz, sözlerini şöyle sürdürdü:”Bu cemiyetin Molla Abdurrahman ve Abdurrahim diye iki reisi var. Osmanlı dul ve yetimleri için 220 İngiliz lirası ihtiva eden çeki Osmanlı’nın Rangoon (Yangon) Başkonsolosluğuna teslim ediyorlar. İstanbul’daki Maliye Nezaretinin hesabına bu paranın geçtiğini söyleyen Said Halim Paşa, ‘Bunu buradan tahsil edip ben hususi olarak yetim ve dullar için bunu harcayacağım’ diyor.”

Belgede bahsedilen 220 İngiliz lirasından kastın 220 sterlin olduğu tahmininde bulunan Gündüz, “O zaman için bu çok iyi bir para” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma günü yaptığı açıklamada, “1912’deki Balkan Savaşları sırasında Arakan Müslümanları bizim için bir kez daha seferber olmuşlardır. Hindistan Müslümanlarının çıkardığı bir gazeteye ilan veren Arakanlı kardeşlerimiz, Balkan faciasını yaşayan ordumuza şu ifadelerle yardım çağrısı yapıyorlardı; ‘Birçok yaralı Türk sahipsiz yatıyor, Müslümanları açlığa ve ölüme terk etmeyin.’ Görüyor musunuz? Bir asır önce bizim açlığa ve ölüme terk edilmemize gönülleri rıza göstermeyen Arakanlı kardeşlerimizin bugün kendileri aynı durumdadır. Yokluk ve yoksulluk içinde yaşadıkları o günlerde kendi aralarında topladıkları 35 bin altını çeşitli yollarla bize gönderen bu kardeşlerimize tüm dünyanın yaptığı gibi biz sırtımızı dönemeyiz, bu da böyle bilinmeli.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Myanmar ordusunun silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan eyaletinde devam eden saldırılarında 25 Ağustos’tan bu yana çok sayıda Arakanlı Müslüman hayatını kaybetti. Saldırılarda hedef alınan 60’tan fazla köyün onlarcası yakılırken, on binlerce Arakanlı Müslüman da can güvenliği nedeniyle bölgeden kaçmaya çalışıyor.

Siviller kara ve deniz yoluyla Myanmar’dan Bangladeş’e geçmeye gayret ediyor. BM, şu ana kadar 123 binden fazla Arakanlı Müslüman’ın Bangladeş’e geçtiğini bildiriyor ancak on binlercesinin sınır bölgesindeki bekleyişi de sürüyor.

Myanmar hükümetinin uluslararası kuruluşlara bölgeye giriş izni vermemesi nedeniyle ölü sayısı saptanamıyor. Arakanlı sivil toplum kuruluşları hayatını kaybeden sivillerin sayısının bini aştığını bildirirken, bazıları da bu sayının binlerce olduğunu iddia ediyor.

Arakanlı Müslümanlar yüzyıllardır eziliyor

Giriş Tarihi:02.09.2017, 21:14 Güncelleme Tarihi:02.09.2017, 23:38

Arakan’da yavaş yavaş sesini duyurmaya çalışan ve bunun için de baskıcı cunta rejimi tarafından başları ezilmek istenen Müslüman Rohingyalılar, ülkede resmen vatandaş olarak bile kabul edilmiyor. Yaşadıkları dram içler acısı… Rejimin askerleri tarafından düzenlenen operasyonlarda binlerce mücahit ve Müslüman acımasızca katledildi, köyler yakıldı. Burma hükümeti 233 yıldır süren Müslüman kıyımına yeni katliamlarla devam ediyor

ZULÜM DİYARI ARAKAN – TANSU EDİP GÖKBUDAK

Myanmar’ın Arakan eyaletinde son 3 günde en az 3 bin Rohinyalı Müslüman hükümet güçleri ve zalim Budistler tarafından palalarla katledildi.
Yüzlerce kişi de Bangladeş ya da Tayland’a ulaşmaya çalışırken nehirlerde boğularak can verdi. Olayın en kötü yanı ise bu kadar zulüm sürerken dünyanın Arakan’a sessiz kalması oldu. Ancak dünyayı yöneten “egemen” güçler sadece günümüzde değil, geçmişte de Arakan’da yaşanan zulümlere sessizdi. Bunun en basit örneği 1942 yılında 150 bin Arakanlı Müslümanı’nın katledildiği olaylardır.
Bu olaylar Arakan’da kısa süreli de olsa bir uyanışı başlatacaktı. Mücahitler artık zalimlere karşı birleşecekti.

MÜCAHİTLER İSYAN ETTİ

Arakanlılar’ın bilinen tarihte yaşadığı en büyük acı olarak 28 Mart 1942 tarihi olarak gösteriliyor. 1784 yılından beri baskı ve zulüm gören Arakanlı Müslümanlar, 1942’de Minbya şehrine bağlı Çanbilli Köyü’nde başlayan ve bütün Arakan’a yayılan katliamlarda en az 150 bin Arakanlı Müslüman öldürüldü.
Bu durum o dönemde 2. Dünya Savaşı bahanesiyle hiç dikkate alınmadı bile. Çünkü dünyayı paylaşma savaşına girişen “süper” güçler için Arakan’da öldürülen Müslümanlar önemsiz birer varlıktı. Arakanlıların çektiği çile bununla da kalmadı. Burma yönetimi Arakanlı Müslümanları o yıl Hindistan’a göç etmeye zorlayıp, üstüne geri dönmesinler diye bütün mal varlıklarına el koymuştu. Bununla da yetinmeyen Budistler, 1947 yılında yeni bir saldırıyla katliam girişiminde bulundular.
Yaşanan bu katliam ve eziyetler üzerine Arakanlı Müslümanlar Cafer Kaval isimli Rohingyalı(Arakanlı Müslüman) bir mücahitin etrafında birleşti ve yönetime karşı ayaklandılar. Ancak bu ayaklanma bir işe yaramadı.
Çünkü Burma idaresi kurduğu “Burma Toprak Gücü” isimli yüzde 90’ı Müslümanları öldürmeye yemin etmiş Arakanlı Budistlerden oluşan sınır kuvvetiyle birlikte binlerce Arakanlı Müslümanı makineli tüfeklerle tarayıp, öldürerek göçe zorladı.
Bu saldırıyla beraber 50 binden fazla kişi Doğu Pakistan’a göç etti.

MÜSLÜMANLARI KIRDIRDILAR

Bu arada Arakanlı Müslümanların güçlenerek söz sahibi olacağından korkan Burma Devleti’nin o dönemki Başbakanı U Nu, çok yakın dostluğu Siyonist İsrail’in ilk Devlet Başkanı David Ben Gurion’un Filistinlilere uyguladığı bir taktik geliştirecekti. U Nu, bir yandan Budistlerden oluşturduğu Burma Toprak Gücü ile birlikte Müslümanlara kıyıma devam ederken, diğer yandan radyodan yaptığı ulusa seslenişle Rohingyalıları yerli etnik grup ilan ederek birtakım haklar vereceğini vadediyordu.
Böylece Müslümanlar arasında ayrılık yaratmayı planlıyordu. Amacına da nispeten de olsa ulaştı. Farklı düşüncelerle bölünmeler yaşayan Müslüman halk mücahitlere güvenmemeye başladı.
Bunun sonucunda hükümet 1954 yılında “Muson Operasyonu’yla” Müslümanların arasından seçilen gönüllülerin de katıldığı ordu güçleriyle masum Rohingyalıların üzerine yürüdü. Bu operasyonda binlerce mücahit ve Müslüman acımasızca katledildi, köyler yakıldı. Kısacası Burma hükümeti Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmıştı.

BASKICI CUNTA YÖNETİMİ

Bu olayın ardından sürekli olarak katliam korkusu içinde yaşayan Rohingyalılar parlamenter demokrasinin geldiği Burma meclisinde istekte bile bulunmaya çekinmişti. Hatta Burma hükümetinin “özerklik” vaadi geçmişte Budistlerin yaptığı katliamları tekrarlamasına neden olur diye ard arda yayınlanan bildirilerle reddedilmiş, Arakan’ın Burma’ya bağlı kalması, bunun yanı sıra Rohingyalılara sadece vatandaşlık verilmesi teklif edilmişti. Çünkü Arakan’da bir devletin kurulması demek Müslümanlara karşı fırsat kollayan Budistler için koz olacaktı. Sonunda hükümet “Mayu Sınır İdaresi” başlığı altında Maungdav, Butidaung ve Ratedaung”un batısını içine alan bölgeler için özel bir birim oluşturmaya karar verdi.

ASKERİ DARBE İLE RAFA KALKTI

Bu birim merkezi hükümete doğrudan bağlı olacaktı. Ancak Arakan eyaletindeki bu şehirlere verilen haklar özerklik anlamı taşımıyordu. Müslümanların yaşadığı bölgeler ordu mensupları tarafından yönetilecekti.
Yani kısacası Arakan cunta baskısı altında yönetilecekti.
Yasa yürürlüğe girdikten sonra Arakanlı Müslümanlar askeri yönetim altında inim inim inlemeye başladı.
Fakat Arakanlılar bu askeri yönetimi bile arar hale geldi.
Çünkü 1962’de yapılan bir askeri darbeyle Arakan için hazırlanan devlet taslağı bir daha konulmamak üzere rafa kaldırıldı.

ARAKAN’DAKİ TÜRK ŞEHİTLİĞİ

Dünya Arakan’da yaşanan bu katliama yüzyıllardır sessizken peki neden Türkiye Arakan’a sahip çıkıyor? Şöyle belirtmekte fayda var; Türkiye ile Arakan arasında Osmanlı’dan bu yana bir kardeşlik köprüsü var. İki ülke arasındaki ilk dostluk Balkan Savaşları’nda Arakanlı Müslümanların Osmanlı’ya para göndermesiyle başladı. Ancak esas dostluk bugün Burma’da bulunan “Thayet Myo Türk Şehitliği’nin” hikayesiyle başlıyor. 1. Dünya Savaşı’nda Çanakkale’de ve diğer cephelerde İngilizlere esir düşen Türk askerlerinden 12 bini Burma’ya götürülmüş, burada yol, demiryolu, köprü ve suni göl yapımında zorla çalıştırılmıştı. Çalıştırılmayı reddeden askerler ise şehit edildi. Sonuç olarak orada 2 bin Türk askeri şehit düşmüş ve günümüzde Thayet kampının olduğu bölgedeki Türk Şehitliği’nde ebedi istirahatlerini yapmaktadırlar.

Fındıklı köylü Çetin ÇAKAR Sporcu ekibi Eskişehirde şampiyon oldu.
Mesetlioglu dövüs sanatları spor kulübü 1 - 2 - 3 aralık 2017 tarihlerinde eskişehirde yapılan wushu süper lig 4 etap final müsabakalarını 28 il arasinda sampiyon olarak tamamlamıştır. 25 Kulüp ve 153 sporcunun Katıldığı müsabakalar sonunda Karabükü Temsil eden Çetin ÇAKAR ekibi şampiyon olmuştur... Yazının devamını okuyunuz.
Mutelif Haberler
DEVREKANİ KAVŞAĞI’NIN İHALESİ YAPILDI
Son aylarda ölümlü ve yaramalı kazaların yoğun olarak yaşandığı Devrekani Kavşağının battı-çıktı şeklinde yapılması yönündeki hazırlanan projesinin ihalesi gerçekleştirildi. Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü İhale Salonunda yapılan ihaleye 6 firma teklifte bulundu. Yer tesliminin ardından 1 yıl içerisinde tamamlanması istenilen Devrekani Kavşağına yapılacak battı-çıktı şeklindeki köprülü kavşak ihalesine en düşük teklifi 38 milyon 100 bin liralık Bekiroğlu İnşaat verdi. Devrekani Kavşağı Projesi ihalesine Ezekar Yapı-NEKA İnşaat ortakl
Hemşerimiz Mustafa Tamer ŞENTÜRK yönetiminde Minibüs ve Otobüsler hizmetinizde
Düğün , Nişan , Cenaze, Piknik, Dernek, Gezi ve Özel işleriniz için 17 - 25 - 45 kişilik minibüs ve otobüs kiralamak isteyenler ASOS Turizm sahibi Mustafa Tamer ŞENTÜRK ile irtibat kurabilirler
Kızılcakayalı Murat DEMİR Alıcısına Bal Satıyor.
Kızılcakaya Merkez köy Sakinlerinden Kamburoğlu Rahm. Nuri oğlu Murat DEMİR yaklaşık 2 yıl önce köye yerleşerek iş olarak da Sertifikalı BAL üreticiliğine başlamıştır. Bu sene havaların da güzel gitmesiyle kaliteli bal üretimi gerçekleşmiş ve -- BONCUK BAL -- markasıyla satışa başlamıştır. Ağırlık olarak Kestane çiçeklerinden oluşan balın kilosu 150 TL. den satılmaktadır. Bal almak isteyenler Murat DEMİR e 0532 578 62 71 numaralı telefondan ulaşabilirler.